|
Gelişimde Oyun |
| Sosyal gelişim açısından oyunda görülen
farklılıklar Yalnız oyun = 1-1,5 yaş Yalnız oyun sırasında çevresiyle ilgilenme = 1,5-2 yaş Paralel oyun = 2,5 yaş Beraber (iki kişilik) = 2,5-4 yaş Kooperatif (birlikte - grup ) ® 4-7 yaş Piaget Sosyal Kurallara Uyum Çocukların Yaşlarına Göre Dağılımı 0-3 yaş = Oyun kurallarına uymadıkları 3-6 yaş = Oyunları büyüklerinden gördükleri şekilde oynadıklarını, kuralların farkına varmazlar. 6-10 yaş = Oyunda kuralların olduklarını bilirler, fakat kuralların değiştirilmeyeceğini sanırlar. 11-üstü yaş = Kuralları değiştirilebileceğini anlarlar. 4-8 Aylık Bebekler yeni şeylere ilgi duyarlar. Eline yeni bir oyuncak verdiğimiz zaman, eskisini bırakıp yenisiyle oynamaya başlar. Bakmakla dokunmak koordine olmuştur. Bir şeyi kontrol ettiğini öğrendiğinde onu tekrarlar. Artık gözle görebildiğimiz oyun başlamıştır. 6 Aylık Uzanabileceği ve elinin değebileceği her eşyayı yakalamaya çalışır. Bu dönemdeki çocuğun her şeyi ağzına götürdüğünden, etrafta sert eşyaların olmamasına dikkat etmeliyiz. Yumuşak kağuçuk bebekler, bir elinden diğerine geçirebileceği renkli halkalar, bez oyuncaklar, yırtılmaz, yıkanabilir oyuncaklar tercih edilmelidir. 8-11 Aylık Bir nesneyi bir elinden diğerine geçirmek, top yuvarlamak, parmağıyla bir şeyi işaret etmek… Oyun artık burada başarılan şeyin tekrarla değil, değişikliklere yol açan tekrar halini alır. 9 Aylık ( 9 aylıktan-1 yaşa kadar ) Tef, zil, davul, telefon, kapaklı kutular. 12 Aylık Sonucu görmek için davranış yaparlar. 12. aylarda tutunarak da olsa ayağa kalkarlar ( bazı çocuklar 9 aylıkken yürümeye başlar). Erken yürüme ve konuşma kızlarda görülür. Ayağa kalktığından itibaren eline geçirdiği her şeyin çıkardığı seslerden ve yere düşüşünden zevk alır. Bu aylar deneyleriyle çevresindeki olayları ve nesneleri kavramasındaki ilk adımlardır. Amaçlarına ulaşmak için deneyler yaparlar. Kurmalı ve hareketli nesneleri severler. Atılınca zıplayan, yere düşürünce ses çıkaran toplar, ipini tutarak çekebileceği oyuncaklar, iç içe geçen kutular, tekerlekli oyuncaklar, oturunca vurabileceği büyük bloklar dikkatini çeker. Bunları itmeyi dener, sıraya koyar. 1 Yaş Oynamak isteyen her yetişkine kolayca yaklaşır. (1-1,5 yaşa kadar ) İpla çekilen, itilen, ses çıkaran oyuncaklar, tahta atlar, bisikletler, tahtadan mukavadan boş boy boy kutular, oyuncak süpürgeler, ev aletlerinin minyatürleri, kara tahta, şiirden ve resimden oluşmuş kitapalar. 13-24 Aylık Doldurulup boşaltılan oyuncakları severler. 15-18 Aylık Eşyaları iterek, çekerek, sürükleyerek bir odadan başka bir odaya götürebilir. Sallanan atlar, bebekler, tekerlekler, kamyonlar ilgisini çeker. Bu dönem çocuğun taklitçi yönünün geliştiği bir dönemdir. Bu dönemde çocuklara gerçek hayatta kullandığımız eşyaların minyatürlerini vermek yararlıdır. Telefon, tencere, bebek biberonu, otomobil, fincan takımları, barbiler, küçük askerler… Kendini kanıtlama çabasında olan çocuk, kendini kanıtlayabileceği oyuncakları sever. 1,5 Yaş Su ve kum havuzu, kova, kürek, süzgeç, tırmık. Boş kutular içlerine bir şeyler doldurup boşaltmaları için, fasulye, pirinç torbaları. Evde veya dışarda kurulan salıncaklarda sallanma, kasetler ve kitapalar ilgilerini çeker. 2 Yaş Bir nesneyi başka bir nesnenin yerine koyarak oyun oynarlar. Objeleri değişik şekillerde kullanırlar. Biberonla oyuncak bebeğinin saçını taramak gibi . İki yaş çocuğu oyuncak seçimi ve oyuncakla oynama konularında herhangi bir kararlılığa ulaşmamışlardır. Arabasının içinde oturmaktansa onu itmeye heveslidir. Gördüğü eşyaları ellemek, onlarla oynamak ister. Suyla oynamaktan zevk alan çocuk, yıkanmaktan, başına su dökmekten hoşlanır. Oyuncak bebekler ve malzemeleri, ütü, tencere, bolon, kumandalı otomobiller, iş tezgahı, çekiç, tornavida, bahçe oyunları, bahçe kulübesi, müzik aletleri (zurna), yumuşak tebeşir, pastel boya, kağıt. 2,5 Yaş Bütünü parçalarına ayırmak, dolu olanı boşaltmak, kapalı olanı açmak çocuğun çok sık yaptığı şeylerdir. Kuleler yapmak, nesneleri sıraya dizmek onlar için ilgi uyandıran şeylerdir. Ayrıca iç içe geçen şeyler, boş kahseler de ilgilerini çeker. Boncuklar, köpük üflemek, 6 - 8 parçalık yap bozlar, oyuncak mutfak donanımları, bloklar, farklı boyutlarda tahta parçaları, makaralar, artık materyallerden araba yapmak, üç tekerlekli bisiklet, sulu boya, fırçalar. Kendisine ait oyun masası olabilir. Bebek arabasıyla bebeğini gezdirebilir. Bu yaşlarda hayvanat bahçesine ziyaret edilmesi faydalıdır. Ama önceden bir alt yapı oluşturulmalıdır. 3 Yaş Bir nesneyi başka bir nesnenin yerine koyarak oyun oynarlar. Objeleri değişik şekillerde kullanırlar. Biberonla oyuncak bebeğinin saçını taramak gibi. Kardeş hayali, arkadaş yaratma görülür. Kendi yaşıtları olan çocuklarla kısa süre de olsa oynayabilir. Kendi kendine oynamaktan olduğu kadar anne babası ile birlikte olmaktan, onlarla oynamaktan, konuşmaktan da zevk alır. Üçüncü yaşın sonuna doğru hareket becerisi üç tekerlekli bir bisiklete binebilecek ve top atıp tutabilecek düzeye ulaşmıştır. Çocuklar birlikte oynamalarına rağmen ayrı ayrı oynarlar, buna paralel oyun denir. Çocuklar büyümeye devam ettikçe beraber oynamaya başlarlar. Bu yaşta, yetişkinlerle bir arada olmaktan ve oynamaktan hoşlanan çocuk, zaman zaman kendi başına oynamaktan ve diğer çocukların oyunlarını izlemekten zevk alır. Kutular, tekerlekler, toplar, resimli kartlar… gerçek nesnelerle oynamaktan, bunları guruplara ayırmaktan, eşleştirmekten büyük bir zevk alırlar. Bahçe oyunlarında kullanılan kürekler, araba, bebek oyun materyalleridir. Marangoz aletleriyle de oynarlar. Oda takımları, mutfak eşyaları dikkatlerini çeken malzemelerdir. Bu yaştan itibaren plastik, tahta, karton… her çeşit malzeme oyuncak yapımında kullanılabilinir. Parmak boyası, kil, plasterisil, keskin olmayan makaslar, teyp, ataç kullanmasını öğrenebilir, yapışkan yapıştırmasını becerebilir, bebeğinin giysilerini giydirip çıkarabilir. Basit bilmeceleri bilebilir, kısa tekerlemeleri öğrenebilir, öykü kitapları ve masallarla ilgilenebilir. Renkli çıkartmalara da ilgi duyabilir. 4.Yaş 4. Yaştan itibaren sosyal oyun (sosyadrama) görülür. Doktorculuk, evcilik… Bunlara uygun giysiler ve materyaller olmalıdır, çocuk böylece bütün rollere girmiş olur. Empati gelişmiştir. Yaşıtlarıyla birlikte oynama daha fazladır, henüz gruplar çok gevşektir. Oyunları üç yaşta olduğundan daha uzun sürelidir. Oyun sırasında her çocuğun kendi istekleri dikkat çeker, bu da zaman zaman çatışmalara neden olur. Arkadaşları ile oyuna başlayan çocuğun bir süre sonra aynı oyun ortamı içinde oyunu tek başına sürdürdüğü görülür. Hareket ihtiyaçlarını bahçe oyunlarına yönelerek giderirken, öte yandan masa başı oyunlarına da ilgi duyarlar. Parmak kuklaları, küçük sahneler kurulabilir. Domino, basit el çalışması yapılır, boz yaplar, mıknatıslar, pusulalar, büyülteç, bitki yetiştirme alışkanlıkları, küçük ev hayvanları yetiştirme. Müzik dinlemekten, dans etmekten hoşlanırlar. 5. Yaş Dramatik oyunlar ortaya çıkar, empati gelişmiştir. Sosyadramatik oyun devam eder. Yetişkinin tüm davranışlarını izler ve bunları oyunlarında tekrarlamaktan hoşlanır. Kendi yaşıtlarıyla küçük gruplar halinde oynar. İp atlama, bisiklete binme, koşmaca gibi oyunlar oynamaktan zevk alır. Diğer çocuklarla başarılı bir şekilde oynayan beş yaş çocuğu, yetişkinlerle olan ilişkilerinde de oldukça başarılı ve mutludur. Arkadaşları ile birlikte olmak, onlarla oyuncakları, oyundaki rolleri paylaşmak en çok hoşlandığı etkinlikler arasında yer alır. Daha durgundurlar. Yetişkinle birlikte faaliyette bulunmayı severler. Yoğurma maddeleri, parmak boyası kullanarak çalışmaktan hoşlanırlar. Bu çalışmalar çocuğun düşüncelerini ifade etmesine, yeteneklerini geliştirmesine ve duygusal bakımdan doyuma ulaşmasına yardımcı olur. Bunların sonucunda çocuğun kendine olan güveni artmış olur. Üç boyutlu çalışmalar yaparlar, patenler, kayak yapma, kızak kaymak, bale, jimnastik, basit şekilde yazı yazma, harf oyunları, doğa hakkında bilgiler, masallar, gölge oyunları. Bu dönemden itibaren çocuğun dünyasına kitaplar da girmeye başlar. Kitapların böylelikle ne olduğunu anlar. Resimli kitaplar, çocuğun dil ve resimle uyarılıp, gelişmesini sağlar. Bu kitaplar çocuğun toplumsallaşmasına yardımcı olduğu gibi çocuğun yaratıcı düşünmesini de sağlar. Yetişkin hikaye anlatarak, çocuğun hayal dünyasının gelişmesinde birinci derecede etkili olmuş olur. 6. Yaş Dramatik oyunlar ortaya çıkar. Empati gelişmiştir. Oyunda kurallar çocuklar tarafından konulur, kızlarla erkekler arasında roller ve kullandıkları oyun malzemeleri bakımından farklılıklar görülür. Çocuk arkadaşları ile işbirliği içinde olmayı, çoğu kere yalnız oynamaya, hatta çok sevdiği anne babası ile birlikte olmaya yeğleyebilir. Atlama ipi, dikiş tezgahları, büyük arabalar, bisiklet, el kuklaları, hikaye anlatmalar, bilye, saklambaç, yakalamaç, birdir bir oyunları yavaş yavaş başlar, çember çevirme, basit kağıt oyunları, dil gelişimi için basit tekerlemeler, fıkralar çocuğun ilgisini çeker, logolar, trenler… İlkokul Çocuk burada kendini sosyal varlık olarak gösterir. Sosyal ilişkiler önem kazanır. Kurallar çerçevesinde mantıksal düşünme vardır. Bu dönemdeki oyunlar gerçeğe çok yakındır. Kukla şovları sosyal rolleri belirtir. Yarış oyunları, top oyunları, kart oyunları, zihinsel kombinasyon gerektiren oyunlar, masa oyunları… Çocuğun Oyun Oynayabilmesi İçin Gerekli Koşullar: Oyun için gerekli ortam, araç ve gereç sağlanmalı, gerektiğinde araçların nasıl kullanılcağı anlatılmalı ve öğretilmeli. Oyuna nasıl başlanılcağı ile ilgili ip uçları verilmelidir. İlk denemelerden sonraki zorlanmalarda çocuğa engeli görüp ortadan kaldırmasında kendi yeteneğini kullanması için, küçük çapta yardım edilmelidir. Oyunu sürdüren çocuğa ihtiyacı olmadan müdahale edilmemelidir ve karışılmamalıdır. Çocuğun yeni girişim ve denemeleri eleştirilmemeli ve asla aşağılayıcı tavır içine girilmemelidir. Sınama - yanılmasına fırsat verilmeli, doğru ve en iyi sonuç için yumuşak bir ifade ile dikkati çekilmelidir. Çocuğun en acemice girişimleri takdir edilmeli, aşırı abartılmadan, aferin, güzel olmuş, iyi olmuş, şunu da ekle veya yap… bakalım nasıl olacak vb. yakalaşımlarda bulunulmalıdır. Yapılan karşılaştırmalar kendisi ve kendi girişimleriyle ilgili olmalıdır. Yapabidiklerinin daha iyisini yapabilecekleri konusunda cesaretlendirilmeli ve teşvik edilmelidir. Zaman zaman onlarla birlikte oynanmalı. Gerekirse oyunu büyüklerine öğretmesine, anlatmasına izin verilmeli ve bu sırada sözü kesilmemeli, hatta anlatması için yönlendirerek ortam sağlanmalıdır. Bazen çocuk oyununun sadece izlenmesini ve oyununa karışılmamasını isteyebilir. Bu isteklerine uyulmalıdır. Oyuncak ve oyun aracının kendisinde oluşturacağı tehlikeli durumlar Çok küçük çocuklar için yutma ihtimali olan küçük oyuncaklar. Kırılmış veya çatlamış metal veya plastik oyuncaklar. İçi sıvı dolu kırılma ihtimali olan oyuncaklar. Kimyasal maddelerden yapılmış boyalı oyuncaklar. Oyuncak bulunan sepetlerin çocuğun ulaşabileceği yüksekliğe koyulmaması. Oyun alanında ve çevresinde tehlike yaratabilecek durumlar Düşüp yaralanmalar; uygun olmayan kıyafetlerden ve uygun olmayan zeminlerden oluşabilir. Oyun alanındaki engel veya engebeler değişik burkulma ve düşmeye bağlı travmalara yol açabilir. Oyun çevresindeki duvarlar, su birikintileri vb. yerler, çarpıp veya kayıp düşmeye ve buna bağlı sakatlıklara yol açabilir. Çevrede bulunan paslı tenekeler, tel örgüler, sivri veya keskin araçlar, kesici veya çizici etkiyle bir takım istenmeyen yaralanmalara neden olabilir. Çevrede açık olan elektrik prizleri kazalara yol açabilir. Oyun alanlarının çok işlek caddelere yakın ve korumasız olması. Motorsal özellikleri yeterince geliştirilmeden değişik zorluktaki aktiviteler veya oyun anında oluşabilecek indirek kuvvetlerin de bir takım kazalara yol açabilir. Örneğin çok hızlı yön değiştirmeyi gerektiren oyunların yeterince hazırlık yapılmadan oynanılması tehlike yaratabilir. Açık Hava Oyunları Kovalamaca Oyunları : Elim Sende Oyunu: Çocuklar arasında en çok oynanan oyunlar arasında en basitidir. Oyunculardan biri öbürünü kovalayıp yakalamaya çalışır. Dokunduğu kişi ebe olur ve başka birine dokunmaya çalışır. Geçerli bir nedeni olan herhangi bir oyuncu kısa bir süre için kovalanmaktan kurtulmak isterse “emik” diye bağırabilir. Saklambaç: Çocukların en çok sevdiği oyunlardandır. Bu oyunda da önce ebe belirlenir. Ebe olan çocuk, kollarını birbiri üzerine kavuşturarak bir duvara dayar ve başını çevresini göremeyecek bir şekilde kollarına gömerek yumulur. Sonra en çok 50’ ye kadar yüksek sesle saymaya başlar. Bu arada öbür çocuklar dağılarak saklanırlar. Ebe saklananları ararken oyuncular gizlendikleri yerden çıkıp koşarak, ebenin saydığı yere ellerini dokundurup “sobe” demeye çalışırlar. Ebe ise yerini bulduğu oyuncuyu sobeler. Sobelenen oyunculardan biri ebe olur ve oyun yeniden başlar. Köşe Kapmaca: Genellikle sokakta oynanan oyundur. Çocuklar kendilerine köşe olarak evlerin kapılarını, iki ağaç ya da pencere arası gibi yerleri seçerler. Az sayıda çocukla oynanan bu oyunda, ebe çocuklara göre ortada bir yerde durur. Çocuklar ebeye yakalanmadan, birbirleriyle durmadan köşeleri değiştirmeye çalışırlar. Köşesini değiştirirken ebeye yakalanan çocuk köşesini kaybeder ve ebe olur. Oyun çocuklar bıkana kadar sürer. Oyun sırasında ebeyi şaşırtmak için, yalancıktan yer değiştiriyormuş gibi yaparak, başka köşelerdeki çocukların ebenin dikkatini çekmeden yer değiştirmesi sağlanır. Gölge Kovalamacası: Güneşli günlerde oynanabilen bu oyunda ebe olan oyuncu öbür oyunculardan birinin gölgesine basmak zorundadır. Bu oyun için ebenin gölgeye basıp basmadığını anlamak için bir hakeme ihtiyaç vardır. Kaç Kurtul Oyunu: Ebe belirlendikten sonra çocuklar bir sıra oluşturarak dururlar. Sıranın başındaki oyuncu, karşıda duran ebe görmeden sıradan ayrılarak koşmaya başlar. Ebe onu gördüğü anda kovalar. Koşan oyuncu yakalanırsa ebe olur, yakalanmaksızın öbür oyucuların yanına dönerek onlardan birinin önünde durursa, sırasını savmış olur ve ebe olmaktan kurtulur. Bundan sonra, önünde durduğu oyuncu kaçmaya başlar. Ebe oyunculardan hiçbirini yakalayamazsa, oyun aynı ebeyle yeniden başlar. Tutsak Almaca Oyunu: 8-10 oyuncudan oluşan iki takım karşı karşıya durur. Takımlar arasıda geniş bir alan bırakılır. Oyunu başlatan takımdan bir çocuk ileri atılır. Bunun üzerine karşı takımdan bir çocuk ona doğru koşar. İlk çocuk kendi takımına doğru kaçmaya çalışır. Öteki onu kovalayıp yakalamak ister. Amaç arada sırada yakalanacakmış gibi davranıp, yakalanmadan, kovalayanı kendi takımına yaklaştırmak ve tutsak almaktır. Her takım verdiği tutsakları kurtarmaya ve karşı takımdan tutsak almaya çalışır. Tümü tutsak alınan takım yenilir. Mendil Kapmaca Oyunu: Eşit sayıda çocuk, 20-25 metre aralıkla, karşılıklı birer sıra oluşturarak yüz yüze dizilir. İki sıranın ortasındaki alanda, yarım metre çapındaki bir dairenin içine mendil ya da başka bir nesne konur. Hakem ya da kaptan, “ 5’ler ” diye bağırınca, her iki takımdanda beşinciler koşarak mendili kapıp kaçmaya çalışırlar. Mendili kapanı kovalayan öbür oyuncu onu yakalamaya çalışır. Mendili alan oyuncu yakalanmadan eski yerine gelebilirse, takımına bir sayı kazandırır. Yakalanıp mendili kaptırırsa, takımı bir sayı kaybeder. Mendili alan oyuncu yakalanmadan yerine dönmesi üzerine, kaptan yeniden her iki takıma seslenir ve oyun sürer. Sonuçta daha çok sayı alan takım kazanır. Yağ Satarım Oyunu: Oyuna başlanmadan önce yine ebe belirlenir. Bundan sonra oyuncular halka oluşturarak yere otururlar. Ebe büyük bir mendilin ucunu düğümlüyerek eline alır. Bunu arkasında tutarak saklar, halkanın çevresinde dolaşmaya başlar. Bu sırada da oyunun şarkısını söyler: Yağ satarım, bal satarım, Ustam öldü, ben satarım. Dolaşırken mendili elinden geldiği kadar belli etmeden oyunculardan birinin arkasına saklar. Arkasına mendil bırakılan çocuk, bunun farkına vardığı anda ayağa kalkarak mendili alır ve ebenin ardından koşmaya başlar. Ebe, yakalanmadan onun yerine yakalanmaya çalışır. Otarabilirse, mendili alan çocuk ebe olur; yakalanırsa, oyun aynı ebeyle yeniden oynanır. Aç Kapıyı Bezirganbaşı Oyunu: İki oyuncu kendilerine birer ad seçerler. Örneğin biri “ Elma ”, öbürü “ Armut ” olur. Öbürleri bunu bilmezler. “ Elma ” ile “ Armut ” karşılıklı durarak el ele tutuşurlar. Oyuncular sırayla onların kolları altından oyunun şarkısını söyleyerek geçerler: “ Aç kapıyı bezirganbaşı, bezirganbaşı… Kapı hakkı ne verirsin? Ne verirsin? Arkamdaki yadigar olsun, yadigar olsun!” Şarkının son hecesine rastlayan oyuncu tutularak usulca: “ elma mı, armut mu? ”diye sorulur ve hangisini seçerse onun ardına geçer. Bütün oyuncuların bu seçimi yapmasından sonra ortaya bir çizgi çekilir. Gruplar karşı karşıya geçerek çekişmeye başlarlar. Güçlü grup oyunu kazanır.Başa Dön |